NANO CAFE
Nano Cafe'yi gitmek istediğim bir yer olarak bir köşeye not etmiştim. Arkadaşlarla Beşiktaş'a gitmek için otobüse binmiştik. Otobüs Karaköy'den geçerken sol arada ''Nano'' gördüm. Sonra jeton düştü. Bu Nano benim gitmek istediğim Nano. Çok sevindim, ilk fırsatta gideceğim dedim arkadaşlara.
O fırsat hala gelmedi. Okul, sosyal hayat derken pek boş vaktim yok. Ama gideceğim, kararlıyım.
26 Eylül 2013 Perşembe
18 Eylül 2013 Çarşamba
AÇIKLAMA
Uzun süre blogumdan uzak kaldım. Malum, İstanbul'a dönüş, okula dönüş, yerleşme süreci derken yazmaya fırsatım olmadı. Düzenimi oturttuktan sonra daha sık yazacağım. İstanbul'un kalabalığına, trafiğine, hızına dönmek güzel. Özlemişim. Kendinize iyi bakın.
11 Eylül 2013 Çarşamba
İSTANBUL LİFE
İSTANBUL LİFE
İstanbul Life dergisini düzenli olarak takip etmesem de gördükçe alırım. Oldukça hoşuma giden bir dergidir, İstanbul'u keşfetmede bir kaynak benim için. Haziran 2013 sayısında özellikle değinmek istediğim bazı noktalar var.
Sayfa 26'da Nano Cafe'den bahsedilmiş. Karaköy' deki bu mekan dikkatimiçekti, çünkü dergi 'tek başınıza olmak istediğiniz zamanlarda' aklınıza burası gelmeli diyor. Yani, İstanbul'un insanı canından bezdirecek kadar yorduğunu anlatmaya gerek yok.
Sayfa 50-54'teki Joshua Bell röportajını beğeniyle okudum. Film müzikleriyle de tanıdığımız Bell'i daha iyi tanımamızı sağlayan bu röportajda sanatçımız Fazıl Say'a da değinilmiş.
Sayfa 55-56'da Hazal Yılmaz' ın 'Bir gecede kaç mekan gezilir?' yazısı var. Off Pera, Hayal Kahvesi ve Koridor bir İstanbullunun mutlaka gitmesi gereken mekanlardan.
Sayfa 110' da bahsedilen Midpoint öğrenci için biraz pahalı olsa da güzel bir mekan.
Sayfa 114' te bahsedilen Muhit ve sayfa 116'da bahsedilen Taş Kahve Emirgan merak ettiğim mekanlardan.
Sayfa 130' da Alex Akimoğlu' nun ' Yaz aylarında Nişantaşı keyfi bir başka! ' yazısı var. Merakla okudum, sonunda beğenimi kazanan yazıyı tavsiye ederim.
132'deki Bali ve 139'daki Çeşme yazısını hayallere dalarak, beğeniyle okudum.
İstanbul Life dergisi dolu dolu bir dergi, anlattığı şehir gibi.
İstanbul Life dergisini düzenli olarak takip etmesem de gördükçe alırım. Oldukça hoşuma giden bir dergidir, İstanbul'u keşfetmede bir kaynak benim için. Haziran 2013 sayısında özellikle değinmek istediğim bazı noktalar var.
Sayfa 26'da Nano Cafe'den bahsedilmiş. Karaköy' deki bu mekan dikkatimiçekti, çünkü dergi 'tek başınıza olmak istediğiniz zamanlarda' aklınıza burası gelmeli diyor. Yani, İstanbul'un insanı canından bezdirecek kadar yorduğunu anlatmaya gerek yok.
Sayfa 50-54'teki Joshua Bell röportajını beğeniyle okudum. Film müzikleriyle de tanıdığımız Bell'i daha iyi tanımamızı sağlayan bu röportajda sanatçımız Fazıl Say'a da değinilmiş.
Sayfa 55-56'da Hazal Yılmaz' ın 'Bir gecede kaç mekan gezilir?' yazısı var. Off Pera, Hayal Kahvesi ve Koridor bir İstanbullunun mutlaka gitmesi gereken mekanlardan.
Sayfa 110' da bahsedilen Midpoint öğrenci için biraz pahalı olsa da güzel bir mekan.
Sayfa 114' te bahsedilen Muhit ve sayfa 116'da bahsedilen Taş Kahve Emirgan merak ettiğim mekanlardan.
Sayfa 130' da Alex Akimoğlu' nun ' Yaz aylarında Nişantaşı keyfi bir başka! ' yazısı var. Merakla okudum, sonunda beğenimi kazanan yazıyı tavsiye ederim.
132'deki Bali ve 139'daki Çeşme yazısını hayallere dalarak, beğeniyle okudum.
İstanbul Life dergisi dolu dolu bir dergi, anlattığı şehir gibi.
Etiketler:
Fazıl Say,
İstanbul,
İstanbul Life,
Joshua Bell,
Karaköy,
Midpoint,
Nano Cafe
6 Eylül 2013 Cuma
YENİ BİR SAYFA
Okuduğum bir sözü paylaşmak istiyorum: '' Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir. Ya yaşam boyu bir dost. Ya hayat boyu bir ders.''
Her iki sonuca da ulaştım hayatım boyunca. Bugün bir sonuca daha ulaştım, ders aldım, dost sandığımı kaybettim. Ama dersin sonunda başka bir dost kazandım. Yaşam boyu dost, hayat boyu ders.
Başlığımı açıklamak isterim. '' YENİ BİR SAYFA'' koydum çünkü bugünkü sonuç alma sonrası değişimler oldu hayatımda. Bana göre yeni bir sayfa açıldı.
Hayata bakışım değiştiği için, kendime bakışım değiştiği için, çevreme bakışım değiştiği için bu değişimler yaşandı belki de.
Okuduğum bir sözü paylaşmak istiyorum: '' Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir. Ya yaşam boyu bir dost. Ya hayat boyu bir ders.''
Her iki sonuca da ulaştım hayatım boyunca. Bugün bir sonuca daha ulaştım, ders aldım, dost sandığımı kaybettim. Ama dersin sonunda başka bir dost kazandım. Yaşam boyu dost, hayat boyu ders.
Başlığımı açıklamak isterim. '' YENİ BİR SAYFA'' koydum çünkü bugünkü sonuç alma sonrası değişimler oldu hayatımda. Bana göre yeni bir sayfa açıldı.
Hayata bakışım değiştiği için, kendime bakışım değiştiği için, çevreme bakışım değiştiği için bu değişimler yaşandı belki de.
Etiketler:
dost,
hayat,
hayata bakışım,
yaşam,
yeni bir sayfa
2 Eylül 2013 Pazartesi
YENİ MACERALARIM
Ümraniye'deki Meydan ve Bu Yaka isimli alışveriş merkezlerine gittik annemle. Özellikle Meydan'ın D&R'ine bayıldım. Çok büyük, her ihtiyacınızı bulabilirsiniz. Kitap zenginliğine bittim. Kitap listesi yaptım, en kısa zamanda alacağım. Ayrıca çok güzel dosyalar var, okul alışverişiniz için doğru adres olduğunu düşünüyorum. Birbirinden farklı konseptlerde kafe ve restoranlar var. Benim ilgimi en çok tamamen organik odaklı bir restoran çekti. Adını hatırlamıyorum ama en kısa zamanda gidip izlenimlerimi blogumda paylaşmak istiyorum. Kendinize iyi bakın, sevgilerle.
Ümraniye'deki Meydan ve Bu Yaka isimli alışveriş merkezlerine gittik annemle. Özellikle Meydan'ın D&R'ine bayıldım. Çok büyük, her ihtiyacınızı bulabilirsiniz. Kitap zenginliğine bittim. Kitap listesi yaptım, en kısa zamanda alacağım. Ayrıca çok güzel dosyalar var, okul alışverişiniz için doğru adres olduğunu düşünüyorum. Birbirinden farklı konseptlerde kafe ve restoranlar var. Benim ilgimi en çok tamamen organik odaklı bir restoran çekti. Adını hatırlamıyorum ama en kısa zamanda gidip izlenimlerimi blogumda paylaşmak istiyorum. Kendinize iyi bakın, sevgilerle.
Etiketler:
Bu Yaka,
D&R,
kafe ve restoran,
kitap zenginliği,
Meydan
1 Eylül 2013 Pazar
ESKİŞEHİR
Üniversiteli olmanın en güzel yanlarından biri sahip olduğunuz sosyal hayat. Sadece okuduğunuz, dolayısıyla yaşadığınız şehirde değil tüm ülkede belki de yurt dışında gezebilmek. Eskişehir'deki arkadaşımı ziyaret ettim ve Eskişehir'i de öğrendim. Belki yaşadığınız şehir dışında pek çok şehri gezmiş olabilirsiniz ama üniversiteliyken gezmek ayrı bir zevk. Bu yüzden Eskişehir ziyaretim benim için ayrı bir önem taşıyor. Eskişehir tam bir öğrenci şehri. Benim gibi İstanbul'da okuyorsanız ve Eskişehir'i ziyaret ettiyseniz, benim gibi ayrılmak istemediğinizi tahmin ediyorum. Açık büfe kahvaltı 5 lira. Sadece bunun için yatay geçiş yapmayı düşündüm. Barlar Sokağı'ndaki pek çok mekan gündüz kafe olarak hizmet veriyor. Bazı yerel butiklerde ünlü markaları uygun fiyata bulabilirsiniz.
En güzeli de Eskişehir'de size en iyi arkadaşlarınızdan birinin rehberlik etmesi.
Üniversiteli olmanın en güzel yanlarından biri sahip olduğunuz sosyal hayat. Sadece okuduğunuz, dolayısıyla yaşadığınız şehirde değil tüm ülkede belki de yurt dışında gezebilmek. Eskişehir'deki arkadaşımı ziyaret ettim ve Eskişehir'i de öğrendim. Belki yaşadığınız şehir dışında pek çok şehri gezmiş olabilirsiniz ama üniversiteliyken gezmek ayrı bir zevk. Bu yüzden Eskişehir ziyaretim benim için ayrı bir önem taşıyor. Eskişehir tam bir öğrenci şehri. Benim gibi İstanbul'da okuyorsanız ve Eskişehir'i ziyaret ettiyseniz, benim gibi ayrılmak istemediğinizi tahmin ediyorum. Açık büfe kahvaltı 5 lira. Sadece bunun için yatay geçiş yapmayı düşündüm. Barlar Sokağı'ndaki pek çok mekan gündüz kafe olarak hizmet veriyor. Bazı yerel butiklerde ünlü markaları uygun fiyata bulabilirsiniz.
En güzeli de Eskişehir'de size en iyi arkadaşlarınızdan birinin rehberlik etmesi.
İSTANBUL
İstanbul'u seviyorum her şeye rağmen. Evet, trafik hiç çekilmiyor. Evet, ulaşım araçları hiç rahat değil. Otobüslerde hep son basamakta kalmaya mahkumum. Soğuk havalarda da iç karartıcı olabiliyor. Yine de İstanbul'u seviyorum çünkü seçenekler sonsuz.
Geniş bir sosyal çevre, gidebileceğiniz harika mekanlar, eğlenceli sohbetler... İstanbul'da bir başka oluyor hayat.
İstanbul'u seviyorum her şeye rağmen. Evet, trafik hiç çekilmiyor. Evet, ulaşım araçları hiç rahat değil. Otobüslerde hep son basamakta kalmaya mahkumum. Soğuk havalarda da iç karartıcı olabiliyor. Yine de İstanbul'u seviyorum çünkü seçenekler sonsuz.
Geniş bir sosyal çevre, gidebileceğiniz harika mekanlar, eğlenceli sohbetler... İstanbul'da bir başka oluyor hayat.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


