SONUNDA
Nano'ya gittim sonunda. Buranın müdavimi olacakmışım gibi bir his var içimde. Müjdat Gezen Sahnesi'nin yanında yanlış hatırlamıyorsam. Karaköy'de gizli bir yerdeymiş gibi hissettim kendimi. Hiç yabancılık çekmedim, hemen ısındım buraya. Masalar küçük, çok tatlı bir mavi. Sandalyeler sarı. Taş duvarları süsleyen zamansız fotoğraflar. Müzik de canlı, rahatsız etmiyor insanı. Dışarıda da masalar var. İsterseniz bar taburelerine de oturabilirsiniz.
Orta Türk kahvesi içtim. Fincana bayıldım. Sarı renkliydi. Kafeyi işleten kişi de ilgileniyor, güzel sohbetler ettik, sonra sessizlik içinde kendi halimizde takıldık.
Kafa dinledim, rahatım.